TAKSİM PLATFORMU

Gezi olaylarının en sıcak günlerinde Taksim Platformu diye bir grup ortaya çıkmıştı. Bir anda ortaya çıkması ile Gezi`nin sözcülüğüne soyunan bu grup, Cumhurbaşkanı dahil birçok üst düzey siyasetçi ile görüşmeler yapmış, bazı taleplerde bulunmuştu.

Bu tarz günlerde yaşananlar normal zamanlarda yaşanan süreçler gibi doğal olmadığı için, taleplerinde bu sürece has özellikleri olur ki bunlar normaldir. Belli güçler tarafından kurgulansın veya doğal mecrasında yaşansın bütün sosyal olayların ortak noktalarından biri de budur.

Dolayısıyla taleplerde ön plana çıkan ana özellik her şeyin dahasının istenmesidir. Daha fazla demokrasi, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam, daha çağdaş bir yaşam vs vs.

Peki, platform ne istedi, ekonomik konularda talepleri nelerdi;

3.köprü yapılmasın

Kanal İstanbul yapılmasın

3. havaalanı yapılmasın.

Yani istihdam sağlanmasın, yatırım yapılmasın sonuçta Türkiye büyümesin, gelişmesin gibi negatif çerçevede yoğunlaşan bir listeleri vardı. Tamamıyla önceden kurgulandığı çok belli bir senaryo çerçevesinde ortaya konmuş talimatlar fırtınası adeta.

Bu taleplerin muhatabı olarak iki yanı var; bir yanında siyaset ve hükümet, diğer yanında iş dünyası. O gün için platformun hedefinde siyaseti yapılandırmak olduğu için İlk hamle siyasete yapıldı. Ortaya çıkan kargaşanın telaşına kapılan siyasilerden `ekonomik akla` aykırı talepler istendi. Neyse ki başbakanın yerinde duruşu ile bu teatral saçmalık engellendi.

Derken karşımıza 17 Aralık operasyonu çıktı. Daha önce hükümete yaptıramadıklarını ikinci adımda iş adamlarını da olayın içine katarak, adeta hukuki bir infaz ile aynı yatırımları hedef alıp engellemeye kalktılar.

Başbakan`a yönelik operasyon sonrasında onlarca iş adamına yapılması planlanan gözaltına almaların ana amacı, Taksim Platformu`nun başaramadığını başarmaktı.

Gezi`de akim kalan engelleme böylece yerine getirilecekti.

Hükümet belki de dakika farkı ile bu operasyonu engelledi. Ama yılmadılar, bu sefer aynı işadamlarından bir kısmının mallarına ihtiyati tedbir konularak iş yapmaları ve moral değerleri yıpratılmak istendi ve yedi işadamına ihtiyati tedbir konuldu.

Allah`tan ülkesini seven akli selim savcıların varlığı ile iki gün önce işadamlarına uygulanan tedbirde kaldırıldı. Dolayısıyla adı geçen projelere yönelik iki operasyon engellenmiş oldu.

Bu projelerin büyüklüğü ve etkisi, bu yatırımların ekonomik olduğu kadar, siyasi sonuçları olmasını da gerektirir. Bu nedenle bazı insanların, ülkenin kaderini etkileyecek olaylar pahasına bu projeleri engellemeye kalkışmalarını anlamak zor değil. Zor olan, bu tarz operasyonlara destek veren içimizdeki kişilerin kim olduğunun izahı.


İzlenme Sayısı:1365

  • PAYLAŞ